İş İlanları
22 Eylül 2021 Çarşamba

Işık Kirliliğinin Yaban Hayatı ve Ekosistem Üzerindeki Etkileri

Işık kirliliği, ışığın canlıların rutin yaşam döngüleri üzerinde bozucu etkilere neden olacak şekilde yanlış kullanılmasıdır. Hava ve su kirliliği kadar tehlikeli ve tüm insanlık tarafından önlem alınması gereken bir problemdir.

30 Temmuz 2021 Cuma - 07:19

Işık kirliliği, ışığın canlıların rutin yaşam döngüleri üzerinde bozucu etkilere neden olacak şekilde yanlış kullanılmasıdır. Hava ve su kirliliği kadar tehlikeli ve tüm insanlık tarafından önlem alınması gereken bir problemdir.

Ekosistemdeki değişim doğrudan canlıları etkileyerek ekolojik dengeyi sarsmaktadır. Her bölgede yaşayan canlılar o bölgenin fiziksel şartlarına uyum sağlamaktadır. Bölgedeki fiziki değişimler orada yaşayan canlıları olumsuz etkilemektedir.

Aydınlatma yapılan alanların gereğinden fazla aydınlatılması, aydınlatma elemanlarından yayılan ışığın doğru yönlendirilmemesi nedeniyle gökyüzünün aydınlatılması, yansıtma katsayısı yüksek olan zemin ve dış cephe malzemeleri seçimi nedeniyle gece ve gündüz yansıyan ışıklar ana ışık kirliliğinin sebepleridir.

Gereğinden fazla, yanlış yönlendirilmiş, sadece estetik kaygıların gözetildiği, yeterli mesafeden aşağı yönlü yapılmayan ve rengarenk aydınlatma asla doğru bir aydınlatma olmamakla birlikte hem insanlar hem de diğer canlılar için esasen büyük zararların kaynağıdır.

Işık kirliliğine yapay ışıkların hatalı kullanımı çok büyük oranda etki ettiği açıktır. Bunun yanında doğal ışık, yansıma katsayısı yüksek mermer, cam, parlak metaller gibi yüzeylerden yansıdığında ışık kirliliğine sebep olabilmektedir.

Dünyadaki canlıların yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayan doğal ışık kaynağı güneştir. Doğal ışık, yeryüzünde farklı coğrafyalarda ve rakımlarda yaşayan canlıların, yaşam faaliyetlerini düzenlemelerine yardımcı olarak günün farklı saatlerinde yeryüzünde ve gökyüzünde oluşturduğu aydınlık ile hayat döngülerini kurmalarını sağlamaktadır.

Güneş ışıkları atmosfer tabakasından yeryüzüne ulaşırken bazı ışıklar süzülerek canlılara ulaşmaktadır. Atmosferde filtre görevi gören tabakalar insanoğlunun dünyadaki faaliyetleri sebebiyle zarar görmektedir. Bu sebeple canlılara zarar vermeden ulaşması gereken güneş ışığının zararlı dalga boylarındaki ışıkları yeryüzüne taşınabilmektedir.

İnsanların dünya üzerinde kendilerine yaşam alanları oluşturmak için hızla şehirleşmeye başlaması ile ekolojik denge ve ekosistem ciddi şekilde etkilenmektedir. Ekolojik dengenin bozulması, sistem içerisindeki tüm canlı varlıkları etkileyerek bazı türlerin azalması veya yok olmasıyla zincirleme şekilde tüm canlıları olumsuz etkileyebilmektedir. Ekosistem ise canlıların, hava, toprak, su ve güneş ile olan etkileşimini ifade etmektedir. Diğer taraftan armatür yapısı gereği perdelenmeyen ışık kaynaklarının gökyüzünü gereksiz yere aydınlatması da elektrik enerjisinin israfına neden olmaktadır.

Göç mevsimlerinde yerlerini değiştiren göçmen kuşlar, ışık kirliliği dolayısıyla göç haritalarını tamamlayamamakta ve dünya genelinde her yıl birçok ölüm vakası gerçekleşmektedir.

Balıkların, çeşitliliğe göre büyüme ve yumurtlama düzenliliği değişmektedir. Yansıyan ya da karanlık olması gereken saatler gökyüzünde oluşan aydınlık nedeniyle ışık kirliliğinden etkilenmektedirler.

Böceklerin bazı türleri ışıkta gelişmede zorluk çekerken bazı türleri de ışık altında gelişebilmektedir. Alınan ışık süresindeki değişim de bu dengeyi değiştirmektedir.

Bitkiler, fotosentez için ışık enerjisine ihtiyaç duyarlar. Işığın miktarına, geliş açısına ve süresine göre bitkiler gelişir ve yönlenir.

Memeliler ve sürüngenler için de günün saatine göre az ya da fazla ışık miktarı önemlidir. Deniz ile kara arasındaki ışık farkı ve denizdeki parıltıya göre yönlenerek hareket eden deniz kaplumbağaları ışık kirliliği dolayısıyla yönlerini kaybedebilmekte ve yaşam alanlarının dışında olduklarından ölmektedirler.

Işık kirliliğinin insanlardaki etkisi incelendiğinde, hormonal sebeplerle hem psikolojik rahatsızlıklar hem de kanser gibi ciddi sağlık sorunlarının tetikleyicisi ve sebebi olduğu görülmektedir.

Işık kirliliği etkisi ile ekosistemdeki yaban hayatında tüm hayvanların psikolojik ve fiziksel olarak gelişim, üreme ve hayat döngülerindeki zincirleme değişim domino etkisiyle kısa süre içerisinde telafi edilemeyecek tehlikelere kapı aralamaktadır.

Işık kirliliğinin olumsuz etkilerinden korunmak için özellikle dış mekanlarda; şehir içi-şehirler arası yollar, cadde, park, bahçe, bina dış cephe, reklam panoları, yüksek kule aydınlatma tasarımları ve yansıma katsayısına göre dış cephe malzemeleri, zemin kaplaması seçimlerinde hassas davranılması gerekmektedir.

Linkedin

Yazar, Lisans ve Yüksek Lisans eğitimlerini Kırıkkale Üniversitesi, Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünde tamamlamıştır. Güç elektroniği ve LED aydınlatma alanlarında bir süre özel sektör tecrübesi edindikten sonra Bingöl Üniversitesi'nde akademisyen olarak görev yapmaya başlamıştır. Kocaeli Üniversitesi, Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünde Doktora eğitimine devam etmektedir.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir